6831 SAYILI YASANIN 2-A MADDESİ UYGULAMASI ÜZERİNE İNCELEME RAPORU
Rapor No: 1
Rapor Tarihi : 07.04.2005
1- EMİR VE KONU :
Orman Genel Müdürlüğünün 23/02/2005 gün ve B.18.1.OGM. 0.00.21/405 529,530 sayılı emirleri ekindeki TMMOB-Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanlığının 22/02/2005 gün ve 146 sayılı yazılarında; Adana Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Feke Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisindeki orman içi köylerinden ORUÇLU, MANSURLU, MUSALAR, ORTAKÖY ve ORMANCIK köylerinin ün 6831 sayılı Orman Kanununun 2. Maddesi (A) fıkrasına göre değerlendirilmesi istenmiştir.
2- İNCELEME :
İncelemeye konu yerinde kalkındırılması mümkün olmayan Feke İlçesinin İnderesi havzasında bulunan yukarıda ismi geçen 5 adet orman içi köyünün genel durumları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yukarıdaki ismi geçen 5 köyün yerleşim merkezleri ve çevresinin topografik yapıları birbirine benzemekte ve tamamı İnderesi havzası içinde ve dereyatağı tabanında kurulmuştur. Bu köylerin tamamının ulaşım yolları kışın 4-5 ay kar altında kaldığından ilçe ile ulaşımları sık sık kesilmektedir.
Köylerin gelir kaynağının büyük kısmı hayvancılık sektöründendir. Yapılan hayvancılıkta modern hayvancılıktan uzak başı boş hayvancılıktır. Son yıllarda köylerin çevresinde yapılan ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları nedeniylede
hayvanların otlama alanları iyice daraldığından ve hayvancılık gelirlerinin de buna bağlı olarak azaldığı tespit edilmiştir.
Köylerin ve çevresinin topografik yapısının çok meyilli olması nedeniyle tarım yapılan alanların büyük çoğunluğunun %100 meyilli yerlerde yapılmasına mecbur bırakmıştır. Bu alanlarda da sulu tarım yapılması teknik olarak imkansız gözükmektedir.
Tablodaki kayıtlardan ve beyanlardan alınan tarım alanları miktarı yüksek gibi görünse de; günümüzde bu alanların büyük kısmında; erozyon nedeniyle toprak kalmadığından tarım yapılamayan terkedilmiş alanlar haline dönüştüğü görülmüştür. Bir vadi içinde ve genellikle dere tabanına yakın, ortalama %100 meyilli alana kurulan bu 5 köyün 2 tanesinde sağlık ocağı bulunmasına rağmen bu güne kadar hiçbir doktor ve sağlık görevlisinin çalışmadığı köylüler tarafından beyan edilmiştir.
Köylerde aydınlatma enerjisi dışındaki tüm enerji (Isınma, yemek yapma v.b.) ihtiyacı odun hammaddesinden karşılanmaktadır.
Köylerin gelir durumları son 5 yıllık ortalamalar alınarak yazılmış ancak son yıllarda yoğun olarak yapılan ağaçlandırma v.b. ormancılık faaliyetlerinde azalma da olduğundan yıllık gelirde azalma başlamıştır. Köy ve çevresinde yeterli istihdam imkanı bulamayan özellikte genç nüfus büyük geçim sıkıntısı çekmekte, bu nedenle yaz aylarında çevredeki maden sahalarında sınırlıda olsa köylerden birkaç kişinin çalışmaya gittiği tespit edilmiştir. Köylerde yapılan toplantılar ve birebir görüşmelerde iş imkanı olan bir yer olduğu taktirde köylünün ezici çoğunluğunun köyü terk edeceği anlaşılmıştır.
İnderesi mevkiinde bulunan bu 5 köye bu güne kadar kayda değer ORKÖY kredisi verilmediği tesbit edilmiştir. Mansurlu Köyünden 130 hane için1988 yılında Adana-Yeşilova mevkiinde mesken yapılmış ancak bu 130 hane için iskan yerinde meskenin dışında ziraat arazisi ve diğer iş imkanları verilmediği için giden hanelerin büyük kısmının geri döndüğü, bu durumunda köylüler üzerinde bu konuda az da olsa güvensizlik yarattığı gözlenmiştir.
3-DEĞERLENDİRME
Anayasanın; 169 maddesi 4.cü paragrafında, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile .......... dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz. 170. maddesinde ise ...........bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanılmasına tahsis edilir. Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler Devlet Ormanı olarak ağaçlandırılır hükmü yer almaktadır.
Uygulama yasası olan 6831 Sayılı Orman Kanunun 2. maddesi (A) fıkrası; Öncelikle orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi maksadıyla, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir bir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerle örtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesine yarar olduğu tespit edilen yerler orman sınırları dışına çıkartılır şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye paralel olarak aynı Yasanın 13. maddesi (B) fıkrasında da Yerinde kalkındırılmaları mümkün görülmeyen veya su ve toprak rejimi bakımından bulundukları yerleşim yerlerinden kaldırılmaları zorunlu bulunan bu köyler halkının kısmen veya tamamen öncelikle bu Kanunun 2.inci madde birinci fıkra (A) bendinde belirtilen orman sınırları dışına çıkarılan yerlere, bu mümkün olmadığı taktirde diğer yerlere nakil ve yerleştirilmelerine, Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığının görüşü de alınarak Tarım ve Orman Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir. Nakledilen Köyler halkına ait araziler, Devlet Ormanı olarak derhal ağaçlandırılır. Hükmüne yer verilmiştir.
6831 Sayılı Orman Kanununun 2. maddesi (A) Fıkrasına Göre Orman sınırları Dışına çıkartılacak Yerler Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesi 2 ve 3 paragraflarının da ancak, orman sınırları dışına çıkarmada; çıkarılacak orman alanlarının , en az 30 hanenin topluca iskanına ve bu halkın geçimine yeterli tarım alanı tahsisine imkan verecek genişlikte olması şarttır yönünde düzenleme yapılmıştır.
Bu nedenle; Ormanların zilyetlikle mülk edinilmesi, iskan sahası yaratılarak yerleşme açılması gibi hususlar yasa kapsamında yer almamaktadır. Sadece yerinde kalkındırılması mümkün görülmeyen veya zorunlu nedenlerle bulundukları yerleşim yerlerinden kaldırılmaları söz konusu olan köyler halkının öncelikle 6831 Sayılı Orman Kanunun 2/A maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan yerlere bu mümkün olmadığı takdirde diğer yerlere (hazine arazisine) nakli ve yerleştirilmesi gerekmektedir.
Burada kesin olan, orman köylüsünün bulunduğu yerden başka bir yere nakli ile nakledilen köyün geride bıraktığı, arazilerde Devlet Ormanı olarak ağaçlandırılmasıdır. Bu bir yerde karşılıklı arazi takasıdır. Yer değişikliği (nakli) olmayan, yerinde kalan orman köylüsüne yukarıdaki Anayasa, Uygulama Yasası ve Yönetmelikte yer alan hükümlerin uygulanması söz konusu değildir.
İnderesi havzasında bulunan Oruçlu, Mansurlu, Ormancık, Musalar ve Ortaköy orman içi köylerin ekonomik, Sosyal ve Kültürel durumları İnceleme bölümünde detaylı olarak incelenmiştir. Bu köylerin yerlerinde kalkındırılması mümkün değildir. Köylerin tamamını aynı havza içinde bulunması, bir birleriyle ilişki içinde bulunmasından dolayı aynı yere yerleştirilmesinde bir sorun yaratmayacaktır. 6831 Sayılı Orman Kanunun 2/A maddesi şartları taşıyan bir arazi Orman Sınırları içinde bulunamamıştır. Yasanının 13/B Maddesinde yerinde kalkındırılması mümkün görülmeyen veya su ve toprak rejimi bakımından bulundukları yerleşim yerlerinden kalkındırılmaları zorunlu bulunan 2/A maddede belirtilen Orman sınırları dışına çıkarılan yerlere bu mümkün olmadığı taktirde diğer yerlere (Hazine Arazisi) nakil ve yerleştirilmesini ön görmüştür. 6831 Sayılı Orman Kanununun 2/A madde ile Orman dışına çıkarılacak arazi olmamasından dolayı bu köylerin hazine arazisine nakli gerekmektedir.
Adana ili Ceyhan İlçesi dahilinde ki 33.000 dönümlük Mercimek Harası (TİGEM Sahası) 28.000 dönümü TİGEM'e ait olup geriye kalan 5000 dönüm arazinin mülkiyeti ise hazineye aittir. Arazi tamamen düz olup sulu tarıma elverişlidir. Arazide tahıl, hayvan yemi veya seracılık yapılabilir.Bu Arazi l-ll sınıf arazi olduğundan sahada arazi kullanım açısından yapılaşmaya gidilmemesi gerekir.
Orman Köylülerinin İskan yeri olarak yerleşimi için de LEÇELİK arazisi düşünülebilir. Adana, Osmaniye ve Hatay il sınırlarının birleştiği yerde 65.000 dönüm genişliğinde lav akıntısının bulunduğu sahanın tüm yüzeyi lav serpintişi neticesi oluşan taşlarla kaplıdır. Taşlar yüzeylerde bir yere toplandığı taktirde yer yer alttan derin toprak çıkmaktadır. Bazı yerlerde yöre insanı tarafından taşları temizlenerek bu alanlara ekin ekildiği görülmüştür.
Leçelik sahasının ziraattan çok iskan yeri olarak planlama yapılmasının daha uygun olacağı kanaatindeyiz
Diğer taraftan 1998 yılında Ceyhan ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle inşa edilen afet evlerinin (deprem evleri) birçoğunun boş olduğu tespit edilmiş olup bu köylülerin bir kısmının da bu boş evlerde iskanı başka bir alternatif olarak düşünülebilir.
4- SONUÇ
Adana ili, Feke ilçesi, İndere havzasında bulunan Oruçlu, Mansurlu, Ormancık, Musalar ve Ortaköy`ün bulundukları yerde kalkındırılmaları mümkün değildir. Bu köylerin başka bir yere Bakanlar Kurulu kararı ile nakilleri zorunludur.
1- Adana İli, Ceyhan İlçesi sınırları içinde bulunan Mecimek Harası`nın sadece ziraat arazisi olmak üzere bu köyler halkına tahsisi,
2- Adana, Osmaniye ve Hatay il sınırları içinde bulunan lav serpintisinin bulunduğu Leçelik sahasına iskanını,
3- 1998 yılında meydana gelen deprem nedeniyle Adana İli Ceyhan İlçesinde yapılan konutlardan hale tahsisi yapılamayan boş binaların yukarıda belirtilen köyler halkının iskanına mevzuat çerçevesinde açılabilineceği.
İş bu inceleme raporu tarafımızdan tanzim edilmiştir.
| İsmet ŞEN | Mehmet DENİZ | Dr. Said DAĞDAŞ |
| Or.Yük.Müh. | Or.Yük.Müh. | Or.Yük.Müh. |





