Genel Başkanımız Ali Küçükaydın Orman Yangınları Konusunda Basın Açıklamalarında Bulundu
Son günlerde ülkemiz gündemini yoğun biçimde meşgul eden Antalya/Manavgat da meydana gelen orman yangını hakkında NTV, HABERTÜRK, SKY TV, B TV gibi haber kanallarında ana haber ara haber programlarına canlı katılarak ve telefonla bağlanarak açıklamalarda bulundu.Özetle “Öncelikle Akdeniz iklim kuşağında oluşumuz gerçeğini kabul etmek durumundayız. Bu kuşak gerek bitki örtüsü yapısı, gerek arazi yapısı ve gerekse iklim koşulları yönüyle yangınlara son derece hassas. Akdeniz iklim kuşağında geçmişe baktığımızda 35 – 40 yıl gerilere gidersek, bu yangınlar olmuş. Gelecekte de olacak. Bu gerçekle barışık olmalıyız. Bizlere düşen bu zararı en aza indirebilmek. Teknolojiyi istediğiniz kadar kullanın yetersizliği ile karşılaşmamız olağan. Yanmaya karşı bu derece hassas bir durum karşısında orman içinde yaşayan vatandaşlarımızın da gösterecekleri hassasiyet de birbiriyle paralel giden bir konudur.” diyen Küçükaydın, yangınların çıkış nedenleri çok basit olabildiğini, yangın öncesi ve sırasında halkımızın davranışları konusunda yapılması gereken bilinçlendirme çalışmalarının önemine de değindi.
Yangın söndürme de kullanılmakta olan arozöz ve hava araçları konusunda da görüşlerini “Orman yangınlarıyla mücadele de yasal sorumlu Orman Genel Müdürlüğüdür. Orman Genel Müdürlüğünün yangınla mücadele konusun da teknik donanım yönüyle bir eksiklik içinde bulunduğu kanısında değilim. Ayrıca Antalya ormancısını yangın konusunda son derece deneyimli bir ekip olarak görüyorum. Gelişmiş ülkelere bakıldığında araç gereç yada teknik donanım yönünden pek eksiğimiz olduğu kanısında değilim. Arozözler bu konu için çok iyi dizayn edilmiş, çok güçlü arazi araçlarıdır. Buna bağlı olarak son günlerde havadan yapılan müdahalenin eksik olduğu yönündeki görüşün kamuoyu baskısı ile abartıldığı düşüncesindeyim. Maliyet analizlerini iyi yapmak lazım. Son derece kırıklı bir arazi yapısına sahip Akdeniz kuşağında şu anda sahip olunan hava filosunun yeterliliğine inanıyorum. bu derece büyük yangınlarda kırıklı arazi yapısında ve şiddetli rüzgarın etkisinde havadan müdahalenin etkisinin sınırlı kalacağı unutulmamalıdır.” şeklinde dile getirmiştir. “
Ancak yangına müdahale edecek ilk müdahale ekiplerin, timlerin kendilerini sürekli güçlü kuvvetli zinde tutmaları çok önemli, yangını yöneten ve sevk eden teknik ekibin donanımı son derece önemli. Yangın ilk müdahale ekiplerinde çalışacak kişilerin askerliğini komando olarak yapmış gençlerden oluşturulması, yaşlanan ekibin gençlerle değiştirilerek güçlü kılınması yönünde hassasiyetin artırılması çok önemli.” diyen Küçükaydın, “Akdeniz kuşağında orman yangınlarının belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra müdahale etmede ki güçlüğünü asla gözardı edemeyiz. Tabii ki yangınlara erken müdahale bu işin temelinde ana unsur ancak bazen erken müdahaleye rağmen bile yangının büyümesi engellenemeyebilir. Bunu lokal özelliklerin bize dayatmaları karşısında normal karşılamak zorunlu olabiliyor bazen. Yangın içindeki meslektaşlarımızın, yangın işçilerimizin ve orman köylümüzün günlerdir devam eden mücadelesini hepimiz görüyoruz. Bu iş kolay değil bu mücadelenin içinde can siperhane çalışan meslektaşlarımızı tebrik ediyor onlara kolaylıklar diliyorum. Ben Türk ormancısının yeterliliğine inanıyorum.Bu kuşakta bu yangınlar olacak ve bizler bu mücadeleye devam edeceğiz. Bu kaçınılmaz bir olgu.” Diyerek sözlerine devam etmiştir.
Büyük yangınları da ayrıca özel olarak kendi içinde değerlendirmenin daha doğru olacağını vurgulayan Küçükaydın, “Dünyada da orman yangınlarıyla mücadele teknikleri bellidir. Bu konuda orman fakültelerinde bu teknikler hakkında eğitim verilmektedir. Son yıllarda yerden arozözlerle yapılan müdahale yöntemi yaygın biçimde kullanılmaktadır.” demiştir.
Yanan alanların başka amaçlarla kullanımı konusundaki kamuoyu tedirginliğini anımsatan bir soru karşılığında “Yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılması konusunda kamuoyunda ciddi bir çekince var ama bu konu yasalarla güvence altına alınmış olup orman teşkilatı tarafından yanan orman alanları yılı içinde ağaçlandırılması gerçekleştirilmektedir. Bütün bunlara karşın kolay yanan bu kuşakta ki orman alanları aynı derece de kolayca kendini yenileyebilen bir yapıya da sahiptir. Yanan alanlar koruma altında mühendis arkadaşlarımızın yapacağı teknik bir çalışmanın ardından bir yıl içinde gençliğin yeniden oluşması sağlanabilecektir. Yangının ağır geçtiği alanlarda ise yapılacak özel çalışmalar ile imar ihya çalışmaları ile ormanlaştırırlar. Bu konuda herhangi bir tereddüt yaşamıyoruz. Ama bir yeri ağaçlandırmak oranın orman olması anlamına gelmez. Ormanlaşması çok uzun zaman diliminin ardından orada oluşacak habitatın özelliklerine göre söylenebilecek bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla Akdeniz kuşağında yanan orman alanlarının yeniden ormanlaşması çok zor bir olay değildir. Meslektaşlarımız bunu başarı ile gerçekleştirebilmektedirler.” demiştir.
Kasıt ve sabotaj konusunun hiçbir zaman gözardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Genel Başkan, bu konuda yeterli kanıtların elimizde olmaması durumunda bundan söz etmek sabotajcıların işine yarayacağını dile getirmiştir.Orman yangınlarıyla mücadele stratejimizin çok yanlış olduğu inancında olmadığını, yaşanan doğal bir süreci yaşadığımızı anlatan Küçükaydın, Türk ormancısının bu anlamda bilgi birikimi yeterli olduğunu da söylemiştir.





