Adapazarı'nda YD Kararı Verilen Arazi Yönetim Kurulunca İncelendi

e-Posta Yazdır PDF

            Adapazarı’nda hastane yapılması amacıylaı tahsis edilen ve Odamızın yaptığı itirazla Yürütmeyi Durdurma Kararı verilen OGM’ ye ait saha Yönetim Kurulumuzca yerinde incelendi.

             Adapazar Orman Bölge Müdürlüğü idare binaları ve sosyal tesislerinin içinde, ikişer katlı 69 adet lojmana ait yaklaşık dört hektarlık alana 400 yataklı araştırma hastanesi yapılması amacıyla Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi için TOKİ, Sağlık Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü arasında 17.04.2007 tarihinde üçlü protokol imzalanmıştır. Protokolün iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Odamızın Sakarya 1. İdare Mahkemesi’ne açtığı dava, yürütmenin durdurulmasıyla neticelenmiş olup, süreç takip edilmektedir.

             

          Yönetim Kurulu olarak yeni kurulan Sakarya Şubemizi ziyaretimizde, dava konusu sahada yapmış olduğumuz incelemede; yürütmenin durdurulması kararına rağmen, Sakarya Valiliği’nin üst mahkemenin kararını etkileyebilecek yönde uygulamalarda bulunduğu (lojmanların boşaltılarak içindekilerin şehre 20Km. uzaklıktaki TOKİ deprem konutlarına taşınması, binalardaki kalorifer tesisatlarının sökülmesi vb.) gözlemlenmiştir. Bu nedenle Orman Mühendisleri Odası olarak bu ve benzeri konulardaki genel düşüncemizi meslektaşlarımız ve kamuoyuyla paylaşma gereğini hissediyoruz.

                 Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğü idare binaları ve lojmanlarının yer aldığı alan, geçmişte şehir dışında bataklık ve sazlık bir saha iken, meslektaşlarımızın özverili çalışmaları sonucunda bir kampüs ve yeşil alan haline getirilmiştir. Şu anda ise tam merkezde kalmış olup şehrin akciğeri konumundadır.

                   Bu alanın zemininin çürük olduğu Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda belirtilmiştir. 

                 17 Ağustos depreminden sonra Adapazarı’nda şehrin hemen dışında 2 adet 250 şer yataklı hastane yapılmıştır. Elbette ihtiyaç varsa mutlaka yenileri de yapılmalıdır. Bunun için teşkilatımızca alternatif alanlar da gösterilmiştir. Ancak şehir merkezinin rantından ayrılamayan bazı meslek gurupları ve çıkar çevreleri, zeminin hastane yapımına uygun olmamasına rağmen, siyasileri, yerel basını ve halkı tahrik ve hastane gibi hassas bir konuyu istismar ederek meslektaşlarımızın üzerine gelmektedirler. Hatta bir meslek odasının Sakarya şubesi yetkilileri, Orman İdaresinin Adapazarı’ndaki varlığının sorgulanması gerektiğini beyan etme densizliğini gösterebilmişlerdir. Meslektaşlarımız son derece sıkıntılı ve kendilerini dışlanmış hissetmektedirler.

                Şehrin merkezinde kalan, şehre nefes aldıran ormancıların hizmet binaları ve lojmanlarının yer aldığı alanlar zamanla kıymetleniyor ve rant alanları haline geliyor. Ormancıların özverili çalışmalarla oluşturdukları bu alanlara kısmen ya da tamamen bazı kurum ve kuruluşlar gayet rahat talip olabiliyorlar. Çünkü onların ülkeye hizmetleri çok önemli ve öncelikli! Ormancıların şehir merkezinde ne işleri var! Zaten ne iş yaparlar! İstanbul’un içme suyunun yarısını karşılayan Terkos Gölünün sigortası Terkos Kumul Ağaçlandırmasını yapan, Belek kumullarını ıslah ederek Antalya’yı ülkenin en önemli turizm merkezi haline getiren, Çukurova’yı selden koruyan Çakıt Projesi gibi daha onlarca projeyi gerçekleştiren bu adsız kahramanları hadi rantçılar tanımak istemiyorlar, saygı duymuyorlar. Peki, Türk Ormancıları olarak bizim kendimize ve yaptığımız işe saygımız ne kadar? Sanıyoruz asıl cevabını bulmamız gereken soru bu.

             Orman Mühendisleri Odası olarak, Orman İdaresine ait gerçekten atıl vaziyetteki tapulu taşınmazların satılarak ülke ekonomisine kazandırılmasına, kaynağının da ormancılık hizmetlerinde kullanılmasına elbette karşı değiliz. Ancak zor şartlarda hizmet üreten meslektaşlarımızın hizmet binaları ve sosyal tesislerinin yer aldığı merkezler, temel ormancılık işlevlerinin yürütüldüğü fidanlık alanları ve araştırma merkezleri, ormancıların kimliğiyle özdeşleşmiş tarihi Bakanlık Taş Binası, bir yerlerin zorlamasıyla elden çıkarılıyorsa, Türk Ormancısı kişiliksiz ve sahipsiz kalır ve karşılığında saygı da görmez.

           Sakarya Şubemizi ziyaretimizin devamında İzmit Kavakçılık ve Hızlı Gelişen Türlere Ait Araştırma Enstitüsü ile İzmit İşletme Müdürlüğü de ziyaret edildi. İzmit’in merkezinde kalan ve araştırma amacı dışında kullanılmama şartıyla Orman Teşkilatınca satın alınan enstitüye ait bu büyük merkezin bir kısmı yakın bir geçmişte Tarım Bakanlığı ile DSİ’ ye devredilmiştir. Hâlihazırdaki Orman İdaresine ait kısıtlı sayıdaki lojmanlardan bile yararlanmak için DSİ ve Meteoroloji Müdürlüğü elemanları dava açarak meslektaşlarımızı mağdur duruma düşürmeye çalışmaktadırlar. Bu nedenlerle enstitü araştırma çalışmaları ağır aksak, meslektaşlarımız tedirgin. İzmit İşletme Müdürlüğü idari ve sosyal alanı ise İzmit Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yol ile iki parçaya ayrılmış. Ayrıca yeni yapılan ve son derece modern işletme müdürlüğü binasına da sanki ormancılara münasip değilmişçesine bazı kurumlar talip olmaktadır.

Ziyaretimizin devamında uğradığımız İstanbul’a hiç girmeyelim, oradan hiç çıkamayız. Maalesef diğer bölgelerimizde de durum farklı değil.  Adeta arsa ofisi gibiyiz! İdarecilerimizin sıfır kan grubu gibi verici tutumları mesleğimize ve kurumlarımıza kamuoyu nezdinde itibar kazandırmadığı gibi kaybettirmektedir.

              Oda olarak bu tip uygulamalar karşısında elbette hukuksal zeminde daha da etkin olmaya kararlıyız.

Saygılarımızla        

                                                                                                                Yönetim Kurulu