2/B Konusunda Orman Mühendisleri Odasının Görüşlerine İlişkin RAPOR

e-Posta Yazdır PDF

     5831 Sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler ve 2/B konusuna ilişkin Odamızın görüşlerini açıklayan RAPOR düzenlenmiştir.  


ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA,
5831 SAYILI KANUNLA GETİRİLEN DÜZENLEMELER VE
2/B KONUSUNDA ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASININ GÖRÜŞLERİNE İLİŞKİN
RAPOR


           I-GİRİŞ

           Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde, ormanların korunması ve geliştirilmesi ile orman köylüsünün korunmasına ait hükümler yer almış, uygulama esasları 6831 sayılı Orman Kanunu ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunlarla belirlenmiştir. 

            Ancak 2/B arazilerinin satışlarına ilişkin hükümler içeren 2924 sayılı Kanunun 11 inci maddesi, kamuoyunca yakından takip edilen bu arazilerin, orman köylüsü olmayanlara da satışları öngördüğü için, bu düzenleme Anayasa Mahkemesinin 30/3/1993 tarihli E: 1992/48, K:1993/14 sayılı kararıyla Anayasanın 170 inci maddesine aykırılığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu iptal kararı üzerine, 4127 sayılı Kanunla orman köylüsü tanımı getirilerek, Bakanlar Kurulunca  çıkarılan yönetmelik esaslarına uygun olarak Temmuz/1997 den itibaren satışlara başlanmış, 536 köyde çalışmalar yapılmış ve 6701 Hektar alan orman köylüsüne satılmıştır.

 
             Maliye Bakanlığı, bu yerlerin hazine adına çıkarıldığı, bu nedenle satışının da Bakanlıklarınca yapılması gerektiği gerekçesiyle, 29/06/2001 tarihli 4706 sayılı Kanun çıkarılarak 2/B sahalarına ait tüm satış yetkileri bu Bakanlığa verilmiş, ayrıca, 2/B satışlarında 2924 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. 

              Sayın Cumhurbaşkanı, 4706 sayılı Kanunun 2/B satışlarını düzenleyen 3 üncü maddesinin Anayasanın 170 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yürürlüğün durdurulması ve iptali istemiyle Anayasa mahkemesinde dava açmıştır. Anayasa Mahkemesi, 2/B sahalarının satılamayacağına, ancak ihya edilerek orman köylülerine tahsis edilebileceğine, bu nedenle satışı öngören 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin öncelikle yürürlüğünün durdurulması ve daha sonra 23/1/2002 tarihli ve 2001/382, K:2002/21 sayılı kararıyla iptal etmiştir.

            Bu durumda, Anayasanın 169 ncu ve 170 inci maddelerinde gerekli değişiklikler yapılmadan, toplumsal ve anayasal sorun haline gelen 2/B alanlarının satılarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir.

            Odamız; 1961 ve 1982 Anayasalarına göre, 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesi (B) fıkrasıyla, 31/12/1981 tarihi itibariyle bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği belirlenip hazine adına orman dışına çıkarılan 473000 hektar alanın, Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alınmak suretiyle, anayasal zemin oluşturularak satış dahil tasfiye edilmesini ve bu konunun bir daha geri getirilmemek üzere ülke gündeminden düşürülmesini istemektedir.

              Orman Mühendisleri Odası hazırladığı bu raporda; 2/B sorununun anayasal ve yasal boyutu dikkate alınarak bugüne kadar yapılan çalışmalar irdelenmiş ve sorunun aşılması için ormancılık ve orman endüstrisi alanında hizmet veren 10000 üye mühendis adına geliştirdiği hukuki çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşılması amaçlanmıştır.

           II- İNCELEME VE ÖNERİLER: 

Bu bölümde, hazine adına orman dışına çıkarılma süreci irdelenmek suretiyle gelinen noktanın belirlenmesi, toplumsal ve anayasal sorun haline gelen 2/B konusunun çözümüne ilişkin Odamızın görüş ve önerileri kamuoyuyla paylaşılacaktır. Şöyle ki;  

 

A) 2/B SAHALARINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER VE YAPILAN ÇALIŞMALAR  

 

1- Hazine adına orman dışına çıkarılma yani 2/B sürecinin tarihsel gelişimi:

 1961 Anayasasında 1973 de yapılan değişiklikle 15.10.1961 tarihinden önce; bilim ve fen bakımından Orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanları ve yerleşim yerleri ile, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen yerlerin orman sınırları dışına çıkartılması hükmü getirilmiş ve 1744 Sayılı Kanun çıkarılarak ?2. madde uygulaması? çalışmalarına 1974 yılında başlanmıştır.  

Bilahare 1982 Anayasasında, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerlerin orman sınırları dışına çıkarılabileceğine dair hüküm getirilmiş, 6831 Sayılı Orman Kanununun 2 inci  maddesinde 2896 sayılı Yasa ile değişiklik yapılarak, yukarıdaki şartları taşıyan yerlerin orman sınırları dışına çıkarılabileceğine dair düzenleme yapılarak 2/B uygulamasına başlanmıştır.  

 

        6831 sayılı Orman Kanununun 2. maddesi (B) bendi uyarınca; ?31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları orman sınırları dışına çıkarılır.? ifadesi doğrultusunda; Orman Bakanlığınca 31/12/2002 tarihine kadar toplam 473.000 Hektar saha orman sınırları dışına çıkarılmıştır.

 

 2- Hazine adına orman dışına çıkarılan 2/B sahalarının satılması sürecinin tarihsel gelişimi:

            Orman dışına çıkarılan alanların anayasamızın 170 inci maddesine göre değerlendirilmesini yapmak amacıyla 2924 sayılı ?Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun? 20.10.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Orman sınırları dışına çıkarılan 2/B alanlarının öncelikli kadastroları yapılarak, ifraz ve parselasyonlarının yapılması ve satışa hazır hale getirilmesine çalışılmıştır. Bu çalışmalar devam ederken, Anayasa Mahkemesince 30.03.1993 gün 1992/48 E. 1993/14 sayılı kararıyla ?çıkarılan bu yerlerin Orman Köylüsünden başkasına satışının yapılması Anayasaya göre mümkün değildir.? gerekçesi ile 2924 sayılı Kanunun 11 inci maddesi iptal edilmiştir.

            Bu iptal kararı üzerine ortaya çıkan hukuki boşluk, 30.10.1995 tarihli ve 4127 Sayılı Kanunla giderilmiş ve 2924 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde orman köylüsü tanımı yapılarak  uygulamaya hız kazandırılmıştır. Yasanın Yönetmeliği de 31/7/1997 tarihinde çıkartılarak, 536 Köyde çalışma yapılmış, 6701 Ha. yerin Orman Köylüsüne satışı ve tapularının verilmesi işlemi gerçekleştirilmiştir. 

 

Maliye Bakanlığı bu yerlerin Hazine adına çıkarıldığı, bu nedenle satışının da Bakanlıklarınca yapılması gerektiği gerekçesiyle 29.06.2001 tarihli 4706 sayılı Kanun çıkartılmış ve yürürlüğe konmuştur. Bu Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 2/B sahalarının satışıyla ilgili her türlü tasarruf yetkisi Maliye Bakanlığına geçmiştir.

          4706 sayılı Yasanın; ?Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerler? başlıklı 3 ncü maddesinin birinci fıkrasında, ? 6831 Sayılı Orman Kanununun değişik 2.Maddesi ( B ) bendi gereğince Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz? hükmünün yer alması sebebiyle, 4706 Sayılı Yasanın 18.07.2001 tarihli ve 24466 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinden sonra 2924 Sayılı Yasa uygulanabilirlik özelliğini kaybetmiştir. 

4706 Sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede, ?6831 Sayılı Kanunun değişik 2/B maddesi gereğince Hazine adına Orman Sınırları dışına çıkarılan yerlerin Maliye Bakanlığı uhdesine geçtiği, bu yerlerin satış işlemlerinin yapılabilmesi için yapılacak öncelikli kadastronun Maliye Bakanlığınca yaptırılacağı, imar uygulama mevzuatındaki kısıtlamalara tabi olmayacağı, bu yerlerin Harçlar Kanunundaki harca tabi değerinden az olmamak üzere rayiç bedeli üzerinden köylerde, varsa öncelikle kullanıcısı Orman köylüsüne, Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, aynı amaçla ilgili Belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilebileceğine dair hükümler yer almıştır. 

 

Ancak söz konusu 4706 sayılı yasanın 3 üncü maddesi ; Kanunun 18.Temmuz 2001 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip, Sayın Cumhurbaşkanınca yürürlüğün durdurulması ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açılması üzerine, Mahkemece verilen ve 15.09.2001 tarih 24524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.09.2001 tarih E:2001/382, K:2001/8 sayılı kararla öncelikle yürürlüğü durdurulmuş, daha sonra 04.10.2002 tarih 24896 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan 23.01.2002 tarih 2001/382 E., 2002/21 sayılı kararıyla da 3. MADDE İPTAL edilmiştir.   

   

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde; ?Anayasanın 170. Maddesi; orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin; ülke nüfusunun dörtte birine yakın bölümünü teşkil eden ve orman içi ve bitişiğinde yaşayan Orman Köylüsünün kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi ve Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek ancak bu halkın yararlanmasına TAHSİS edilmesi gerektiğini, Anayasa ile bu işlerin yapılması hususunun Devlete görev olarak yüklenmiş olduğunu, ülke nüfusunun dörtte birine yakın bölümünü teşkil eden, ancak sağlıksız biçimde ve düşük sosyo-ekonomik yapı içinde yaşayan orman içi veya bitişiği köyler halkına, bilim ve fen bakımından orman olarak işletilmesinde hiçbir yarar görülmeyen yerlerin Devlet eliyle ihya edilerek yararlanılmak üzere tahsis edileceği, bu nedenle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin yalnızca Orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesinin olanaklı olduğunu Anayasanın bu emredici kuralı nedeniyle yasa koyucunun, bu alanların kullanıcılarına veya başkalarına, hatta Orman içi köyler halkına satılmasını veya bu amaçla devredilmesini sağlayacak bir düzenleme yapmasının mümkün olmadığını; bu nedenle hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin satışı ve bu amaçla devrini düzenleyen maddenin Anayasaya aykırı bulunduğunu? belirtmiştir.  

 

Bu  durumda ; 6831 sayılı  Orman Kanununun değişik 2/B maddesi  gereğince orman sınırları dışına çıkartılan bu yerlerin orman köylerine dahi satışı mümkün olmayıp; ancak  tahsisi ve orman içi köyler  halkının nakli için kullanılması mümkün olabilecektir. 

 

3- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında 2/B sahalarının satılmasına yönelik yapılan düzenlemeler.

 

4706 sayılı Kanunun iptal edilmesiyle birlikte, 2/B alanlarının ancak Anayasa değişikliğiyle satışlarının yapılabileceğinin anlaşılması üzerine; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında 2/B alanlarının satılabilmesine yönelik Anayasanın 169 ve 170 inci maddelerinde değişiklik yapan, 4/4/2003 tarihli ve 4841 sayılı ?Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun? TBMM de kabul edilmiş ve onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir.  

 

Cumhurbaşkanlığına onaylanmak üzere gönderilen bu Kanunda yapılan inceleme sonucunda; aşağıdaki gerekçelerle onaylanmamış, TBMM?ne bir daha görüşülmek üzere  18/4/2003 tarihli ve B.01.0.KKB.01-18/A-6-2003-491 sayılı yazılarıyla iade edilmiştir.  

 Cumhurbaşkanlığının 4841 sayılı Kanunu TBMM?ne iade yazılarında özetle;

a) Devlet ormanlarının, genel kabul gören devlet işletmeciliğinin yanında, özel sektör tarafından da işletilmesine olanak sağlanması ile ormanların korunmasının güçleşeceği, Devlet ormanlarının yerli ve yabancı kuruluşların işletmesine açılacağı,

 

b) Hazine adına orman alanı dışına çıkarılan bu yerlerin kullanıcısına öncelik verilerek  de olsa satışının yapılabilecek olması, orman yağmasını artıracak, yağmalanan bu taşınmazlardaki kaçak yapılar için ?imar affı? umudunu doğuracağı,

 

c) Bu alanların, orman köylüsü gözardı edilerek ve sınır çizilmeden ya da çerçevesi belirlenmeden üçüncü kişiler adına elden çıkarılacağı,

 

ç) Bu yerlerin, kasıtlı eylemleriyle orman dışına çıkarılmasını sağlayan kişilere satılmasının hukuk devleti ve adalet ilkesiyle bağdaştırılamayacağı, bu durumun Anayasa ve yasalara saygılı olan kişilerin güvenini sarsacağı,

 

d) Orman alanlarının tahribine ve orman alanlarının varlığının sona erdirilmesine yönelik eylemlere Anayasal dayanak kazandırılarak, işgale ve ormanların tahrip ve yağmasına süreklilik kazandıracağı,

 Nedenleriyle uygun görülmeyerek TBMM?ne  iade edilmiştir. 

Bu düzenlemeden sonra, 2/B alanların satılmasına yönelik Anayasa değişikliği konusu TBMM?nin gündemine bir daha getirilmemiş, ancak, Anayasada gerekli değişikliğin yapılması gerekirken bu yapılmadan, 2/B sahalarının satışlarına yönelik teknik alt yapıyı hazırlayan ve Anayasa mahkemesi iptal kararlarına aykırı hükümler içeren, 5831 sayılı ?TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN? komisyonlarda görüşülmeden TBMM genel kurulunda verilen bir önergeyle çıkarılmıştır.  

 

4- Yeni Anayasa yapılmasına yönelik hazırlık çalışmaları 2007 yılında yapılmış ve sonucunda ortaya çıkan metnin 131 inci maddesinde; devlet ormanlarının devletçe işletilir ifadesinin yanına ?işlettirilir? hükmünün eklenmesine, ormanların daraltılmasını sağlayacak yeni 2/B alanlarının yaratılmasına ve ormanların arsa ofisi haline getirilmesine yönelik  düzenlemeler getirilmeye çalışılmıştır. 

 

Orman Mühendisleri Odası, yapılan bu hazırlık çalışmalarında yer alan devlet ormanlarının devletçe işletilir ifadesinin yanına ?işlettirilir? hükmünün eklenmesine, 2/B konusunun 22/7/2007 tarihine kadar uzatılmasına, ormanların devamlılık arz edecek şekilde başka alanlara dönüştürülerek arsa ofisi haline getirilip orman dışına çıkarılmaların devamlı hale getirilmesine şiddetle karşı olduğunu belirtmiştir. Endişelerini ve hazırladığı alternatif anayasa maddesi taslağını içeren raporu kamuoyuyla paylaşmıştır. Bu çalışma, Odanın www.ormuh.org.tr adresinde bulunmaktadır.  

 

             B) HAZİNE ADINA ORMAN DIŞINA ÇIKARILAN 2/B SAHALARININ SATIŞLARININ TEKNİK ALT YAPISINI HAZIRLAYAN, 15/1/2009 TARİHLİ VE 5831 SAYILI ?TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN? İLE GETİRİLEN DÜZENLEMELERİN İRDELENMESİ 

 

          Yukarıda 2/B sahalarının satışına ait yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere; Anayasanın 170 inci maddesinde gerekli değişiklik yapılmadan, hazine adına orman dışına çıkarılan bu alanların satışlarının yapılması mümkün değildir. 

           5831 sayılı ?Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun? ile 3402 sayılı Kadastro Kanuna eklenen EK MADDE: 4 de; 2/B sahalarının satışına altlık olacak kadastrosunun yapılmasına ve süratlendirilmesine yönelik özel hükümler getirilmiş ve bu düzenlemeyle Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki hükümler daha da genişletilerek yasalaşmıştır.

          4706 ve 5831 sayılı Kanunların 2/B alanlarının satışının teknik alt yapı oluşturan kadastro ölçümlerine dair hükümleri karşılaştırılmış, Anayasa Mahkemesi kararları ışığında irdelenerek şu şekilde bir sonuç ortaya çıkarılmıştır. Şöyle ki;   

        1)  Hazine adına orman dışına çıkarılan 2/B alanlarının kadastrosu yapılırken ??kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir?? ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 30/03/1993 tarihli ve E:1992/48, K:1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmesine rağmen 5831 sayılı Kanunda kadastro çalışmaları daha da genişletilerek yeniden düzenlenmiştir. 

          Anayasanın 170 inci maddesinin orman köylülerinin kalkınmalarına ait hükmünün uygulamaya yansıtılması amacıyla çıkartılan 2924 sayılı ?Orman Köylülerinin Kalkınmalarının  Desteklenmesi Hakkında Kanun? un değişik 11 inci maddesindeki ??kullanan kişilerin adları kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir? hükmü; orman dışına çıkarılan yerlerin Orman Köylüsünün yararlanmasına tahsis edilmesi gerektiği, ancak Orman Köylüsü olup olmadığına bakılmaksızın bu 2/B alanlarının kullanan kişilere satışının yapılmasını sağlayacak bu düzenlemenin Anayasa?nın 170 inci maddesine aykırı olduğu nedenleriyle Anayasa Mahkemesinin 30/03/1993 tarihli ve E:1992/48, K:1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.    

       Bu Anayasa Mahkemesi kararına rağmen; bu yerlerin kadastrosunun yapılıp satılmasını öngören 4706 sayılı ?Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun?un 3 üncü maddesiyle getirilen hükümler daha da genişletilerek 5831 sayılı Kanunla yeni bir yasal düzenleme yapılmıştır. Halbuki, 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, Anayasa?nın 170 inci maddesine aykırı olması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin 14.09.2001 tarih E:2001/382, K:2001/8 sayılı kararıyla önce yürürlüğü durdurulmuş ve daha sonra 23.01.2002 tarih 2001/382 E., 2002/21 sayılı kararla İPTAL edilmiştir. Bu karar hiç dikkate alınmadan ve Anayasa değişikliğine gidilmeden 5831 sayılı Kanun çıkarılmıştır.   

Bu Anayasa Mahkeme kararları ortada dururken ve Anayasanın 170 inci maddesi değiştirilmeden, orman köylüsünün yararlanmasına yönelik tahsisin dışında satılması mümkün olmayan 2/B alanlarının, kullanıcılarına satılmalarını sağlayacak teknik alt yapının oluşturulması amacıyla çıkarılan 5831 sayılı Kanunla getirilen ??fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle?? düzenlemelerinin Anayasaya aykırı olduğu tereddütsüzdür.

 

 2- 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22.maddesi uyarınca, bir yerde ikinci kez kadastro yapılması mümkün değilken, 2/B alanlarında, aynı yerde yeniden kadastro yapılmasına ilişkin 5831 sayılı Kanunda istisna düzenleme yapılırken,aynı zamanda bunun ?ikinci kadastro sayılmayacağı? hükmünün  getirilmesi düşündürücüdür.

 

 

 Anayasa Mahkemesinin 2924 sayılı Kanunun 11 inci maddesini iptal etmesinden sonra, orman köylüsü tanımı getirilmiş, böylece ayrım yapılmaksızın kullanıcısı adına tespitin yapılması düzenlemesi değiştirilerek, kullanıcısı orman köylüsü adına kullanım kadastrosu çalışmaları başlatılmıştır. 

 

Hazine adına orman dışına çıkarılan 2/B alanlarında yeniden yapılan kadastro çalışmalarındaki amacın; kullanıcısı orman köylüsü adına kullanım kadastrosu yapılıp Anayasa Mahkemesinin 4706 sayılı yasanın 3.maddesini iptal kararı nedeniyle  satılamayan 43962 hektar 2/B alanında, fiili kullanıcıları adına tekrar kullanım kadastrosunun yapılmasının düşünülmesi nedeniyle istisna düzenlemesinin getirildiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle de düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmektedir. 

 

          3- Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerin sınır nokta ve hatları; Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre orman kadastro komisyonlarınca yapılmakta iken, 5831 sayılı Kanunda arazi kadastro ekibine Orman İşletme Müdürlüklerince görevlendirilecek en az bir orman mühendisi veya orman yüksek mühendisi iştirak ettirilerek yapılabilecektir. Böylece ormancılık bilim ve tekniğine aykırı olarak Orman Kadastro Komisyonları devre dışı bırakılmıştır. 

 

          Ormancılık bilim ve tekniği kullanılmak suretiyle vasıf tayini ve yorumlama yöntemiyle orman sınır noktalarının belirlenmesi ve aplikasyonu konusu; 6831 sayılı Orman Kanununa göre kurulan Orman Kadastro Komisyonlarının yetkisinde iken, bu yetki 5831 sayılı Kanunla ormancılık konusunda yeterli bilgisi olmayan arazi kadastro ekibine verilmektedir. Arazi kadastro ekibinin içine iştirak edecek olan orman işletme müdürlüklerince görevlendirilecek orman mühendislerinin, iş yükü hacmi ve uzmanlık isteyen kadastro bilgilerinin sınırlı olabileceğinden kadastro çalışmaları sonucunda sınırların orman aleyhine daraltılabilmesine yönelik kararların çıkabileceği tehlikesi ortaya çıkmaktadır.  

 

          Anayasa Mahkemesince iptal edilen 4706 sayılı Kanunda dahi bu konuda Orman Kadastro Komisyonlarının yetkilerine dokunulmamışken, 5831 sayılı Kanunda dikkate alınmamıştır. 

 

          4- 5831 sayılı Kanuna göre Hazine adına orman dışına çıkarılan yerler; satışlara esas olacak şekilde ve fiili kullanım durumları dikkate alınmak suretiyle, 3194 sayılı İmar Kanunu ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmadan ifraz ve/veya tevhit yapılabilmesi, 2/B konumundaki tarım arazilerinden daha çok gelir elde edilmesinin amaçlandığı ve yapılaşmayı hızlandırıcı düzenleme olarak görülmektedir.  

 

          Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarında, fiili kullanıcısının kadastro tutanağında belirlenmesinin Anayasaya aykırı olduğu çok açık bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen; 5403 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki 0,3-2 hektar arasındaki parsel büyüklüğü kısıtlamasına ve 3194 sayılı İmar Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmadan ifraz ve tevhit yapılabilmesi, bu yerleri fiilen elinde bulunduran kişilere kolayca satışın yapılabilmesini veya satışlardan daha iyi gelir elde edilebilmesinin alt yapısı hazırlanmak istenmektedir. Ayrıca bu istisna hükmü, 31/12/1981 tarihinden önce fiilen tarım yapılması nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 2/B alanlarının yapılaşmaya açılmasının zemininin hazırlandığını düşünmekteyiz.   

      

          5- 5831 sayılı Kanuna göre Hazine adına orman dışına çıkarılan yerler içinde yer alan ve özel kanunlarla korumaya alınan eylemli devlet ormanı, doğal sit alanı vb. yerlerin korunması tehlikeye sokulmuş, bu alanların satılmasına imkan sağlanacak kadastro ölçümleri yapılabilir hale getirilmiştir. 

              Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde ?Özel kanunları gereğince satışı mümkün olmayan yerlere ilişkin hükümler saklıdır.? ifadesiyle, ormanlar, sit alanları vb. yerler korunmuşken; 5831 sayılı Kanunda, ?Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin içerisinde özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur. İlgili idarelerce 15 gün içerisinde kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz konusu alanların bulunmadığı yönünde cevap verilmiş sayılır. Bu bilgilere veya ilgili idarelerce zeminde gösterilen sınırlara göre bu yerler içindeki bu alanların sınırları ölçülerek krokisinde gösterilir ve beyanlar hanesinde belirtilir.? hükmüyle kamu malı olan özel yerlerin korunması 15 gün gibi kısa bir hak düşürücü süreyle, ilgili idarelerin cevap vermesine bağlanmış ve bu sürede cevap verilmemesi halinde söz konusu alanların bulunmadığı gibi son derece tehlikeli bir düzenleme yapılmıştır.  

         Bu düzenleme, 2/B alanları içinde bulunan ve Anayasanın koruması altında ki eylemli orman alanlarının, doğal sit alanı vb. yerlerin, özel mülkiyete geçirilmesine imkan sağlayabileceğinden Anayasaya aykırıdır.  

 

          6- 2/B sahalarında 5831 sayılı Kanuna göre yapılacak uygulamalar sonucunda; her türlü satışa hazır hale getirilen 2/B parselleri, Anayasa değişikliği yapılmadan veya Anayasaya aykırı hükümler içeren ve geriye doğru yürümeyen bir iptal kararı verilinceye kadar satış işlerinin bitirileceği bir satış kanunuyla veya yine genel kurulda verilecek önergeyle kanunlaştırılan bir maddeyle derhal satılabilecektir . Oda olarak bu tehlikeye dikkat çekmek isteriz. 

 

          Anayasa Mahkemesi iptal kararları, 2949 sayılı ?Anayasa Mahkemesi Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun? un 53 üncü maddesinde ifade edilen ?İptal kararları geriye yürümez? hükmüne göre geriye yürütülemeyeceğinden, Anayasaya aykırı bir şekilde çıkarılacak kanunla  muhtemel satışlar iptal edilmeyecek, böylece Anayasa ve yasalara saygılı vatandaşlar cezalandırılmış olacaktır.  

 

          Bu nedenlerle, Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde Odamızın bu raporda önerdiği hususları dikkate alacak bir değişiklik tasarısı hemen TBMM in gündemine getirilmeli, anayasal ve toplumsal sorun haline gelen 2/B konusu, 31/12/1981 tarihi milat olmak üzere mutlaka çözümlenip tasfiye edilmelidir. 

 

          C) ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASININ ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA 2/B SORUNUNA BAKIŞI    

          

          Orman Mühendisleri Odası, Anayasada, ormanlar ve 2/B konusunda görmek istediği hususlar ve yapılması gereken anayasal düzenlemeye ilişkin aşağıdaki önerilerini kamu oyuyla paylaşmak istemektedir.

 

Buna göre;  

 

 1- TMMOB Orman Mühendisleri Odasının ormanlar ve 2/B konusunda Anayasada görmek istediği temel ilkeler aşağıdadır. 

 

a- Devlet ormanları yalnızca devlet tarafından yönetilip işletilmelidir.  

 

b- 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybeden yerler önceliği kullanıcısı orman köylüsü olmak üzere satılarak,eylemli orman,mera,yaylak vb. yerler  ilgili idarelere tahsisle değerlendirilmelidir. Bu işler bir tasfiye hareketi olarak düşünülmelidir.

 

Bu alanlar içinde yer alan eylemli orman alanları korunmalı, orman olarak değerlendirilmesi uygun diğer alanlarla birlikte orman idaresine geri tahsis edilmelidir.

 

c- Orman niteliğini tam olarak kaybeden tarım alanları ve yerleşim alanlarına dönüşen yerler için orman dışına çıkarılma işlemleri 31/12/1981 tarihinden sonraya kesinlikle götürülmemelidir.

 

d- Anayasanın 169 ve 170 inci maddelerinde yer alan 31/12/1981 tarihli orman dışına çıkarılma düzenlemesi Anayasaya eklenecek bir geçici madde içinde ele alınmalıdır.

 

e- Ormandan çıkarma işlemi, yalnızca orman içinden nakledilecek köylerin yerleştirilmesi için yapılmalı ve başka amaçlara yönelik kullanılacak bir araç haline kesinlikle getirilmemelidir.  

 

f- Ormanları tahrip edecek siyasi propaganda yapılamaz yasağı, orman alanlarını daraltan ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınmamalıdır. 

 

g- Ormanlar her ne ad altında olursa olsun arsa üreten bir arsa ofisi konumunda olmamalıdır. 

 

2- Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde gerekli değişiklik yapılmadan, 2/B alanlarının satışına ve ölçümlemesine yönelik her hangi bir çalışma ve yasal düzenleme şeffaf yönetim ilkelerine aykırı olacaktır. Anayasa değişikliği yapılmadan çıkarılan 5831 sayılı Kanun uygulamayı daha karmaşık ve çözümsüz hale getirecektir.

 

          Anayasa Mahkemesinin 2/B alanlarının satışı ve kadastro ölçümlerine yönelik olarak düzenlenen; 2924 sayılı Kanunun 3763 sayılı yasa ile değişik 11 inci maddesinin Anayasa Mahkemesinin 30/03/1993 tarihli ve E:1992/48, K:1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmesi, 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin, Anayasa?nın 170 inci maddesine aykırı olması nedeniyle öncelikle Anayasa Mahkemesinin 14.09.2001 tarih E:2001/382, K:2001/8 sayılı kararıyla yürürlüğü durdurulmuş, daha sonra 23.01.2002 tarih 2001/382 E., 2002/21 sayılı kararla İPTAL edilmesi, yeni Anayasa hazırlanması çalışmalarında yeni 2/B sahalarının oluşturulmasına zemin hazırlanması gerçekleri ortada dururken, Anayasada değişiklik yapılmadan, bu alanlara yönelik iş ve işlemlerin kamuoyunu ve Odamızı rahatsız edici ve şeffaf yönetim ilkelerine aykırı olduğunu düşünmekteyiz.  

 

D) ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASININ, ANAYASA ZEMİNİNDE 2/B SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

 

 Odamızın, Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde yapılmasını öngördüğü değişiklikler ile geçici Anayasa maddesi şöyledir.

 

 a) Anayasanın 169 uncu maddesine ait önerilen değişiklik:

 Anayasanın 169 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan alanlara ait düzenlemeler çıkarılarak geçici maddeye alınmalıdır. Bu bağlamda, 169 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmelidir. 

MADDE 169- Anayasanın 169 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  

 

?Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen , aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz.?

 

 b) Anayasanın 170 inci maddesinde önerilen değişiklik:

 

Anayasanın 170 inci maddesinin içeriği değiştirilmeli ve 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan alanların değerlendirilmesi konusu Anayasaya eklenecek geçici maddeye alınmalıdır.

 

 MADDE 170- ?Devlet, ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımından; ormanların gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirleri alır.

 

 Bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.

 

 Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.

 

Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.?

 

            c) Anayasaya eklenmesi önerilen geçici madde:

 

            31/12/1981 tarihi itibariyle, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanlara ilişkin düzenlemeler 169 uncu ve 170 inci maddelerden çıkarılarak geçici maddeye alınmalıdır. Böylece, 31/12/1981 tarihi itibariyle orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanlara devamlılık arz eden bir düzenleme görüntüsü verilmemelidir.  

 

             31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybeden yerler

             GEÇİCİ MADDE 1- ?31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler orman dışına çıkarılır, satış ve/veya tahsis yolu ile değerlendirilir. Satış ve/veya tahsiste öncelik kullanıcısı orman köylüleri olmak üzere   fiilen bu arazileri kullananlarındır. Satış gelirlerinin en az yarısı orman köylüsünün kalkındırılması ve ağaçlandırmalar için ayrılır. Satışa ait usul ve esaslar kanunla düzenlenir.?

III- SONUÇ:

 

            TMMOB Orman Mühendisleri Odası olarak görüşümüz;

 

1961 ve 1982 Anayasalarına göre hazine adına orman dışına çıkarılan ve kamuoyunda 2/B olarak bilinen alanları, 31/12/1981 den sonra yeni 2/B alanları yaratılmamak şartıyla, yapılacak anayasa düzenlemesiyle sorun olmaktan mutlaka çıkarılmalı ve bu işlem bir tasfiye hareketi olarak görülmelidir.

 

Anayasa değişikliği yapılmadan, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırılığı çok açık olan ve bu yerlerin satışına yönelik teknik alt yapıyı sağlayacak düzenlemeler getiren 5831 sayılı Kanun şeffaf bulunmamaktadır. Bu nedenle Anayasa değiştirilmeden,Anayasa Mahkemesi kararlarının iptal gerekçelerine rağmen daha da genişletilerek çıkarılan 5831 sayılı Kanun uygulaması konuyu daha da karmaşık ve çözümsüz hale getirecektir. 

 

Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde, önerdiğimiz değişiklikleri dikkate alan bir Anayasa değişiklik taslağı TBMM ne hemen getirilmelidir.

 

 2/B alanları içinde bulunan ve özel mevzuatla korunan devlet ormanlarının ve orman kurulmasına müsait alanlar orman idaresine geri tahsis edilmeli, satış gelirlerinin yarısı orman köylülerinin kalkındırılması ve ağaçlandırmalara ayrılmalı, bunlara yönelik yasal düzenleme yapılmalıdır.  10-02-2009                  

        
 ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU


Son Güncelleme ( Salı, 24 Şubat 2009 07:10 )