ANAYASA TASLAĞI KONUSUNDA GÖRÜŞLERİMİZ

e-Posta Yazdır PDF

Bilim adamlarınca hazırlanan ve internette yer alan, Taslak Anayasa Metni'nin ormanların korunması ve geliştirilmesi başlıklı 131nci maddesine ilişkin odamız görüşü katılımcı yaklaşımla hazırlanmıştır. TBMM anayasa komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan KUZU, iktidar partisinin ilgili Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mir Dengir Mehmet FIRAT ve kamuoyu ile paylaşılan görüşlerimiz özetle aşağıya çıkarılmıştır
Saygılarımızla

Genel Merkez Yönetim Kurulu

I) Odamızın Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında ormanlarla ilgili görmek istediği konular:

1- Devlet ormanları yalnızca devlet tarafından yönetilip işletilmelidir.
2- 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybeden yerler önceliği kullanıcısı orman köylüsü olmak üzere satılarak değerlendirilmelidir. Bu işler bir tasfiye hareketi olarak düşünülmelidir. Bu alanların tahsisi, devri ve temlikine imkan verilmemelidir.
3- Orman niteliğini tam olarak kaybeden tarım alanları ve yerleşim alanlarına dönüşen yerler için orman dışına çıkarılma işlemleri 31/12/1981 tarihinden sonraya kesinlikle götürülmemelidir.
4- Ormandan çıkarma işlemi, yalnızca orman içinden nakledilecek köylerin yerleştirilmesi için yapılmalı ve başka amaçlar için kullanılacak bir araç haline kesinlikle getirilmemelidir.
5- Ormanları tahrip edecek siyasi propaganda yapılamaz yasağı, orman alanlarını yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınmamalıdır.
6- Ormanlar her ne ad altında olursa olsun arsa üreten bir arsa ofisi konumunda olmamalıdır.


II- Yeni anayasa taslak metni ve metnin irdelenmesi:

1) Yeni anayasa taslak metni: Medyadan (İnternet aracılığıyla) temin edilen yeni anayasa taslak metni aşağıya çıkarılmıştır.

Ormanların korunması ve geliştirilmesi:

Madde 131- (1) Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Yanan ormanların yerinde ve orman içinden nakledilen köyler halkına ait arazilerde derhal yeni orman yetiştirilir. Bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu yerler imara açılamaz.

(2) Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve kanuna göre buralar Devletçe yönetilir, işletilir ve işlettirilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
3) Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete müsaade edilemez. Münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.
4) Aşağıda belirtilen durumlar ve yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz:

a) Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanlarına veya başka alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler.

b) 23/07/2007 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler.

c) Şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler.

(5) Dördüncü fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen yerlerin değerlendirilmesi veya gerçek ve tüzel kişilere satılması veya bedeli karşılığı kullanım hakkı verilmesi kanunla düzenlenir. Satış veya kullanım hakkı verilmesinde öncelik, fiilen bu arazileri kullananlar veya orman köylülerinindir.

2) Yeni anayasa taslak metninin irdelenmesi:

a- Taslağın ikinci fıkrasında Devlet ormanlarının veya işlettirilir. denilmek suretiyle, geçmişte olduğu gibi ormanların tahribine yol açabilecek ve yabancı şirketlerin de işletme yapmasının önü açacak işlettirilir hükmü eklenmiştir. Bu durum ormanlarımızın geleceğini tehlikeye sokacak bir düzenlemedir.

b- Taslağın üçüncü fıkrasında, münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz denilmektedir. Buna karşın yeni taslakta, geçmişten bu yana hüküm altında olan ve kamu oyunca da benimsenen, ormanların tahrip edilmesine yol açan hiçbir siyasi propaganda yapılamaz, ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz hususlarına hiç yer verilmemiştir. Böylece her türlü orman suçları genel af kapsamına alınmasının önü açılmıştır. Mevcut anayasada yer alan bu hükümler aynen korunmalıdır.

c- Taslağın dördüncü fıkrasının (a) bendi ormanlardan yer çıkarmak daimi hale getirilmiştir. Bu güne kadar uygulamalar ormanların bütünlük ve devamlılığının sağlanması için yalnızca orman içinden nakledilecek köyler halkı için yapılmasına imkan sağlayan bu düzenleme kapsamı daha da genişletilerek ormanlar arsa ofisine dönüştürülmüştür. Böylece, tarım alanlarına veya başka alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerlerin belli bir koşula bağlı olmadan her zaman orman dışına çıkarılmasına imkan sağlanmıştır. Bu durum ormanların geleceği için çok büyük bir tehlike haline getirilmiştir.

ç- Taslağın dördüncü fıkrasının (b) bendi, ihtilal dönemlerinde anayasalara giren, orman alanlarını daraltılmasına neden olan ve tüm orman kadastro hizmetlerini sil baştan yapan 31/12/1981 tarihine kadar orman vasfını kaybeden alanlar uygulaması, 23/07/2007 tarihine uzatılmak suretiyle milyonlarca alanın orman dışına siyasi olarak çıkarılmasına imkan sağlar hale getirilmiştir. Odamızın geçmişten bu yana savunduğu ormandan yer çıkarmada 31/12/1981 tarihinin milat olması ve yeni tarihler verilmemesine ait görüşünün aksine süreklilik kazandırılmıştır.

Odamız ormanların tahribine prim veren ve kanunlara saygılı vatandaşları cezalandıran 31/12/1981 tarihinin son tarih olarak kabul edilmesi, bu hususun anayasa metninden çıkarılarak geçici maddeye alınması, yeni siyasi tarihlerin çağrışımına davetiye çıkaracak olan 23/07/2007 gibi siyasi bir tarihin kabul edilmesine ülkemizin, insanlarımızın ve ormanlarımızın geleceği açısından karşıdır.

d- Taslağın dördüncü maddesinin (c) bendi şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler daimi olarak orman dışlına çıkarılır hale getirilmiştir. Halbuki bu konu mevcut anayasada olduğu gibi 31/12/1981 tarihinden önce toplu yerleşim yeri haline gelen yerleri kapsamalıdır. Böyle olmaması halinde, ormanlar ilerleyen zamanlarda devamlı olarak yerleşim yerlerine dönüştürülecektir. Odamız ormanları tahrip edecek olan bu düzenlemeye şiddetle karşıdır.

e- Taslağın beşinci fıkrasında değerlendirmelere çok geniş bir yelpazede yer verilmiştir. Orman sayılan alanlardan 31/12/1981 tarihinden önce orman vasfını tam olarak kaybeden yerler, önceliği orman köylüsüne olmak üzere kullanıcısına satılarak bu konu tasfiye edilmeli, bu konu taslakta olduğu gibi yaygınlaştırılmamalıdır. Taslakta olduğu gibi, ormandan çıkarılacak her yer için böyle bir değerlendirme asla kabul edilemez.


III) Odamızın yeni taslak metin formatına bağlı kalarak önerdiği anayasa maddesi ve geçici madde düzenlemesi:

1- Önerilen esas madde düzenlemesi:

Ormanların korunması ve geliştirilmesi:

Madde 131- (1) Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Yanan ormanların yerinde ve orman içinden nakledilen köyler halkına ait arazilerde derhal yeni orman yetiştirilir. Bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu yerler imara açılamaz.

(2) Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve kanuna göre buralar Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

(3) Ormanlara zarar verebilecek siyasi propaganda dahil hiçbir faaliyete müsaade edilemez. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.

(4) Orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi için, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanlarına veya yerleşim alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz.

(5) Dördüncü fıkraya göre orman dışına çıkarılan yerler, devlet tarafından ihya edilerek orman dışına nakledilen köyler halkının yararlanmasına tahsis edilir ve tapuları verilir. Bu yerlerin ihya, tahsis ve tapu işleri kanunla düzenlenir.

2- Önerilen geçici madde düzenlemesi:

31/12/1981 tarihinden önce orman dışına çıkarılan yerlere ait işler.
Geçici Madde 1- (1) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler orman dışına çıkarılır ve satılarak değerlendirilir. Satışta öncelik orman köylülerinin ve fiilen bu arazileri kullananlarındır. Satışa ait usul ve esaslar kanunla düzenlenir.